Logo

Vamık D. Volkan, M.D., DLFAPA, FACPsa.

 
 
 
 
 
 
 
  
 
 
 
 
  
 
 
Uzakta ama gönlü adada olanlar...
 
  
 
Emine Sütçü
 
 
  
 
Ben doğduğumdan beri bu adada yaşıyorum. Nereye gitsem, nereye uçsam, dönüşte adresim bellidir... Bilirim ki, evim, ailem ve herşeyim bu ülkededir. İşim biter bitmez geriye sevinçle döneceğim...
 
Ama bu kez Ankara’ya uçarken, kendimi, herşeyini bu ülkede,  geride bırakıp iş bulma uğruna veya yıllar önce adadaki huzursuzluktan dolayı gitmek zorunda kalan Kıbrıslı Türklerin yerine koydum... ve düşündüm... Kıbrıs’tan  o duygularla uzaklaşmak ne kadar kötü bir histir aslında ve ne kadar hüzünlüdür diye...
 
Uzun yıllar adaya hiç gelemeyenler kimbilir hasretliği ve gurbetliği ne kadar derin yaşadılar. Ülkemden ayrılalı saniyeler olmasına rağmen uçaktan aşağıya bakıp da keşke her köşesine dokunabilseydim diyecek kadar asla doyamayacağım bir sevgiyle seyrettim aşağıyı... Herhalde her Kıbrıs Türk’ü bu duygularla doludur diye geçirdim aklımdan...
 
Kıbrıs öyle bir sevdadır ki; Ne kadar uzakta olsalar da gözleri kulakları buradan asla eksik olmaz.. Bizi bizden fazla  takip ediyorlar. Haberlerimizi internet üzerinde veya gelişmiş teknolojinin de sağladığı her imkanı kullanarak takip ediyorlar.
 
Çünkü vatan onlar için çok daha değerlidir... Çünkü vatanın esasta ne olduğunu ve yokluğunda neler hissettirdiğini,  başka ülkelerde yaşamak zorunda kalanlar çok daha iyi bilir...
 
Yasemin ve fesleğenden bahsederken bile onların kokusunu hissederek konuşurlar. İklimi elverişli olan ülkede iseler vatandan getirilen feslikanı (fesleğeni) balkonlarına bile ekip kokusunda vatanı hissetmek için yetiştiriyorlar...
 
Dünyanın hiç bir yerinde belki de bu bağlılık yoktur... Bu durumu anlatanlar gurbette olunca  hasretin  anlamı bile  sadece “Kıbrıs’tır”  bizim için diyorlar.  
 
Aslında özümüzü seven ama sahiplenmeyi unutan çok güzel insanlar olduğumuzu farkettim. Ülkemizde de hepimiz birşeyler yapabilme umuduyla ve heyecanıyla yüzlerce dernek kurduk, örgüt kurduk ve yurt dışındaki vatandaşlarımız da aynı şeyi yaptılar. Dünyanın her yerinde adı “Kıbrıs Türk” diye başlayan, yüzlerce dernek kurdular, kültürümüzü, gelenek ve göreneklerimizi yaşatmak ve vatanından uzakta yetişen yeni nesillere kendi öz değerlerini unutturmamak adına...
 
Kendi insanımızın,  doğallığı saflığı kadar, heyecan ve coşkuları nedeniyle birbirlerini bazen üzdüklerini ve bazen de birbirlerinden farklı uçlara doğru koptuklarını da geçirdim aklımdan.
 
Prof. Dr. Vamık Volkan hocamız, geçen gün verdiği bir konferansta diyordu ki, “siz kabul etseniz de etmeseniz de çok travmatize olmuş insanlarsınız”... Doğru söylemiş hocamız... Kıbrıs tarihi sürecinde başlı başına bir “Kıbrıs sorunu” bile bizleri yormuş ve kimilerinin de  içimizde oynanan oyunlara aldanıp zaman zaman bazı akıntılar içinde kaybolmasını sağlamıştır.
 
Ama şimdi diyorum ki bunları görebilmeye başlamak, farketmek ve kendimizi ele alıp nereye gidiyor olduğumuzu sorgulamak galiba en umut verici olanı... Nitekim; Kıbrıs gerçeklerini göz önünde bulundurarak, ideolojik farklılıkları bir tarafa bırakarak, özsevgimizi vatan sevgimizle bütünleştirmek, tasada ve sevinçte ortak bir geleceği birlikte bu temeller üzerinde inşaa etmek belki de en fazla ihtiyaç duyduğumuz şeylerin başında geliyor...
 
İşte 6 Temmuz 2009 tarihinde, KKTC’de ve yurtdışında yaşayan yüzbinlerce Kıbrıs’lı Türklerin temsil edildiği birçok dernek, platform ve örgüt temsilcilerinin Gazimağusa’da gerçekleştirdiği toplantı sonucu, oluşturulan “Kıbrıs Türk Koordinasyon Konseyi” çatısı altında bu yönde çok önemli bir adım atıldığını söyleyebilirim... Neden çok önemli?
 
Çünkü, KKTC ve halkının geleceğiyle ilgili çok önemli bir karar aşaması arifesindeyiz. Muhtemel bir referandumda halkımızın neye “evet”, neye “hayır” diyeceklerini ve yol açabileceği sonuçları bilerek hareket etmesi gerektiğine inanıyorum. Bu konuda yapılacak en doğru hareket, yıllardır hep konuşulan ama gerçekleştirilemeyen, dağınık tepkiler verilmesi yerine “TEK SES, TEK YÜREK” halinde ortak hareket etmemizdi. Böylece elimizi daha da güçleneceği inancındayız.
 
Çünkü bu ülkeye hasret kalmak istemiyoruz.!
 

 
 
   
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

    
 

   
 
 
 
 
 
 
Copyright © Vamık D. Volkan and Özler Aykan 2007.
 
All rights reserved. 
 
 
Policies & Info / Accessibility / Sitemap / RSS / JSON
 Webmaster: Oa Publishing Co. 
Editor: Özler AYKAN
Last modified on: May 28, 2012