Logo

Vamık D. Volkan, M.D., DLFAPA, FACPsa.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Prof. Volkan'dan Gül'e 'Taş atan çocuk' projesi...
 
 
 
 
Zübeyde Yalçın
 
 
 
 
 
 
 
Savaşan toplumların bir arada yaşaması için çalışmalar yapan ve dört kez Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilen psikiyatr Prof. Dr. Vamık Volkan, Türkiye'nin taş atan çocuklar konusuna ciddi bir şekilde eğilmesi gerektiğini söyledi. "1993'te taş atan çocuklar şimdi dağda" diyen Volkan, hazırladığı üç aşamalı projeyi Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e sundu ve Hayrünnisa Gül'ün taş atan çocuklar projesinde yer almasını istedi. 17 Şubat'ta Cumhurbaşkanı Gül'le görüşen Volkan, sorunun sadece TCK'da yapılan değişiklikle çözülemeyeceğini söyledi. Öncelikle bilgi çalışması yapılmasını, ardından çocuklarla tek tek görüşülmesini ve çözüm konusunda STK'ların aktif olarak devreye girmesi gerektiğini ifade etti.
   
“Yunanlılar için Megali İdea neyse Türkiye için Şeyh Sait isyanı bu duruma gelebilir. Böylesi bir gelişme tehlikeli olur”  
 
Prof. Dr. Abdülkadir Çevik başkanlığında düzenlenen 35. Uluslararası Grup Psikoterapileri Kongresi’nde konuşan Volkan Soğuk Savaş’ın bitmesi, Sovyetler Birliği’nin yıkılışından sonra birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de “biz kimiz” sorusunun ortaya çıktığını, kimlik sorunlarının baş gösterdiğini söyledi. “Büyük Grup Ritüelleri” başlıklı konuşmasında büyük gruplar ile olan gözlemlerini aktaran Volkan herkesin içinde öfkelendiği kişilerin olabildiğini ancak bu öfkenin şahsi meseleler nedeniyle ortaya çıktığını ifade etti. Şahsi meselelerin büyük grupların özelliğine dönüşmesini arkadaşı Erol’un Kıbrıs’ta Rumlar tarafından öldürülmesi örneği ile açıklayan Volkan Erol’un büyük bir gruba (Türk) ait olduğu için öldürüldüğünü söyleyerek kimliklerin büyük gruplara etkilerini açıkladı 
 
 “Atatürk karizmatik bir liderdi. Atatürk olmasaydı Türkiye olmazdı”
 
 
En büyük dirençlerin büyük grup kimliğine dokunulduğunda ortaya çıktığını söyleyen Volkan şöyle dedi:
 
 “Büyük grup önemli. Çocuklukta yaşanan şeyler önemli. Sosyal veya kültürel süreçleri başlatan psikolojik hareketlere bakmamız gerekiyor. Sovyetlerden sonra kimlik sorunu moda oldu. Yansıtmayı herkes biliyor. Örneğin “Ben kötü değilim, o kötü”. Yansıtma budur. 3 milyon kişi aynı savunmayı kullanırsa büyük gruplar yılana benzer, deri değiştirir. Büyük gruplar da kimi zaman bu şekilde kimlik değiştirebiliyor. Yunanistan’da 1820’den beri Yunanca konuşuyorlar. O tarihte deri değiştirmişler, Türkçe sözcükleri atıp arındırma yapmışlar. Biz de elbet aynısını yaptık. Cumhuriyet ile aynısını yaptık çünkü yapmak zorunda idik. Arındırma/temizleme eski Yugoslavya’da da yapıldı fakat çok kötü oldu. Oradaki arındırma etnik arındırma idi”.
 
Politik Psikoloji Derneği Onursal Başkanı Volkan, son kitabında da anlattığı “yas tutma” olgusuna değindi. Osmanlı’nın çöküş döneminde 5 milyon Türk’ün öldüğünü, 5 milyon Türk’ün de göç ettiğini vurgulayan Volkan Anadolu’nun büyük bir göç aldığını, Türkiye kurulduğunda büyük bir yas süreci yaşadığını belirtti. Volkan “Osmanlıların da Atatürk’ün de yasını tutamadık. Hangisinin yasını tutacağız? Bu bile başlı başına bir karmaşa ve kimlik sorunsalı. Yas tutarken neyi geri getirmeye çalışacağız?” diyerek tüm bunların bir süreç olduğunun altını çizdi. 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
                                                                                 

 

          
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Copyright © Vamık D. Volkan and Özler Aykan 2007.
 
All rights reserved. 
 
 
Policies & Info / Accessibility / Sitemap / RSS / JSON
 Webmaster: Oa Publishing Co. 
Editor: Özler AYKAN
Last modified on: May 28, 2012