Logo

Vamık D. Volkan, M.D., DLFAPA, FACPsa.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Prof. Dr. Vamık D. Volkan: Aynı yerde yaşayamazsınız!
   
 
 
 
 
 

 Çatışan toplumlarla ilgili yaptığı çalışmalarla Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilen,
 dünyaca ünlü bilim adamımız Prof. Dr. Vamık D. Volkan,
 Kıbrıslı Türklerle, Rumların aynı yerde yaşayamayacağını söyledi.
 
 
 
 
 
 
 
 
Misli Kadıoğlu
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Prof. Dr. Vamık D. Volkan, Misli Kadıoğlu
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Nobel’e üç kez aday gösterilen, dünya barışı için 1979 yılından bu yana çalışmalar yapan Kıbrıslı Türk psikiyatr Prof. Dr. Vamık D. Volkan, 3 Eylül müzakereleri öncesi, STAR KIBRIS Medya Grubu'nu ziyaret ederek, Kıbrıs sorunu hakkında çarpıcı analizler yaptı.
 
Kıbrıslılar için "travmatik bir toplum" değerlendirmesinde bulunan Prof. Dr. Volkan, Kıbrıslı Türklerin yaşadığı kimlik sorununa değinerek süreci irdeledi.
 
Çatışan toplumların bir araya gelmeleri için dünya çapındaki çalışmaları nedeniyle, 27 ülkenin Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterdiği Kıbrıslı Türk bilim adamı, Kıbrıs’ta varılacak anlaşmada, her iki toplumun ayrı bölgelerde yaşaması gerektiğini söyledi. Dr. Volkan, “öyle bir anlaşma olmalı ki, iki toplum aynı bölgede yaşamamalı. Aradaki sınır, tıpkı delikli bir peynir gibi olmalı. İstediğiniz zaman kendi bölgenize dönebilmelisiniz. İki bölgeli anlaşma en gerçekçi anlaşmadır” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Çözüm olmazsa bir travma daha...
 
 
 
 
 
 
 
 
2004 referandumu sonrası, Kıbrıslı Türklerin bir travma yaşadığını ifade eden Dr. Volkan, çözüm sürecine girildiği şu günlerin sonucunda çözüme ulaşılamazsa, insanların bir travma daha yaşayacağı söyledi. Dr. Volkan, Kıbrıs konusunda taraflı olabileceğinden ötürü bir çalışma yapmadığını söyleyerek, “bu çözüm sürecinde Türkiye politikaları, Amerika politikaları, Yunanistan politikaları, hepsi bir biriyle karışacak. Bir anlaşma olacağını tahmin etmiyorum. Gizli hisler var, toplumların psikolojisi var. Örneğin biz eşitlik istiyoruz, Rumlar bizi azınlık olarak kabul ediyor”  diye konuştu.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
İki toplum aynı yerde yaşayamaz!
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Star kıbrıs muhabirine yaptığı açıklamada, Kıbrıs’ta çözüm önerileri de sunan Dr. Volkan,“öyle bir anlaşma olmalı ki iki toplum da aynı yerde yaşamasınlar. Araya da delikli peyniri andıran bir hudut koyacaksın. İki bölgeli anlaşma en gerçekçi anlaşmadır. Şu an üzerinde konuşulan, tek devlet denilen şey, delikli peynir mi yoksa hudutsuz model mi?” diyerek "Delikli Peynir Modeli" nin kırılması durumunda 1960 yılında yaşananların yeniden tekrarlanacağına dikkat çekti.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kimliksizlik baskısı...
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kıbrıs’a özellikle politik konularda şamar atıldığını söyleyen, dünyaca tanınmış bilim adamı Dr. Volkan, “devamlı kimliğimize şamar atılmış. Kıbrıslılık tarihte olmayan birşey. Bilinç dışında sürekli “kimliğin yok, kimliksizsin baskı vardır” dedi. Diğer bir yandan ise, 1979 yılında İngilizce olarak çıkan ve 2008 yılında Türkçe'ye de çevrilen, "Kıbrıs: Savaş ve Uyum" adlı kitabından söz ederek, “kitabımda silinen şeyleri yazdım. Okul kitaplarında silinen şeyleri. Tarih kitaplarından geçmişimizi silmişler, ne düşünürseniz düşünün tarihi silmekle olmuyor. Psikanalizde bir nesilden bir nesile aktarılan şeyler var. O nedenle geçmişi silemezsiniz. Bir anlaşma yapmak istersek geçmişimizi görmek gerekiyor” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kıbrıs'ta kimlik konfüzyonu var!
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kıbrıs’ta kimlik konfüzyonu (kendi kimliğinden vazgeçme) olduğuna dikkat çeken Dr. Volkan, KKTC’de yaşayan kişilerin çeşit çeşit kimlik kullandıklarını söyleyerek, Kıbrıslı Türk, Türkiyeli Türk, Türk Kıbrıslı, Kıbrıslı, Kıbrıs’ta doğanlar, Kıbrıs’a sonradan gelenler gibi birçok kimlik karmaşası olduğuna da dikkat çekti ve  bu durumun çözüm arayışında, son derece büyük bir dezavantaj oluşturduğuna vurgu yaptı. 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Toplum ganimet kültürüyle karman çorman hale geldi!
 
 
 
 
 
 
 
 
Toplum psikolojisi yönünde STAR KIBRIS'a analizler yapan Dr. Volkan, bir dönem Kıbrıslı Türklerin abluka içerisinde yaşadıklarına dikkat çekerek, “abluka kültürüyle beraber ganimet kültürü de oldu. Abluka kültürünün en büyük semptomu bilseniz bilmeseniz size şamar atılıyor. Siz öfkenizi dışa atamıyorsunuz. Düşmanınız sizi ablukaya alıyor. Ardından ganimetler gelince, bazı mücevherler ortaya çıkıyor. Toplum ganimet nedeniyle karman çorman oldu” dedi. Volkan, tarafların kendi psikolojilerini saklayarak anlaşma yapmasının yanlış olabileceğini de belirtti.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Copyright © Vamık D. Volkan and Özler Aykan 2007.
 
All rights reserved. 
 
 
Policies & Info / Accessibility / Sitemap / RSS / JSON
 Webmaster: Oa Publishing Co. 
Editor: Özler AYKAN
Last modified on: May 28, 2012